Akademik Dürüstlük Çalıştay Notları

Toplantı öncelikle katılımcı sayısının genelleme yapılması için yeterli olup olmadığının tartışılması ile başladı. Katılımcı akademisyenlere, elimizde olan bir mp3 kaydını dinleterek bir giriş yaptık. Bu mp3 kaydı okulun öğrencileri ile kopya çekme, para ile add/drop ve para ile ödev yaptırma konularında görüşüldükten sonra oluşturulduğu için, bu kayıta dayanarak okul genelini kapsayan bir tartışmaya girebileceğimize karar verdik. Bu şekilde başlayan toplantıda daha sonra akademisyenler söz almaya başladılar. Konuşulan konular ve yorumlar aşağıdaki gibi gelişmiştir.

Önceki yıllar SU nun daha az öğrenciye sahip olduğu ve bunun getirdiği bir avantaj olduğundan bahsedildi. Bu sayede öğrencilerin kopya çekme konusunda daha hassas olduğu, çünkü öğretim görevlileri ile öğrencilerin aralarının daha yakın olduğundan bahsedildi. Şu andaki SU nüfusunun, kapasitesinin üzerinde olmaya doğru ilerlediği ve bunun sonucunda ise öğretim görevlilerinin öğrenciler üzerinde bireysel denetim mekanizmalarının daha da azaldığından bahsedildi. Eskiden bir sorun olsa bile öğrencilerle konuşulup sorunların hemen giderildiğinden, ancak artan nüfusun şu an buna izin vermediğinden bahsedildi.

Bu toplantının bir başlangıç olduğu ve bunun sonucunda bir yazılı metin çıkarılması gerektiği savunuldu. Yazılı bir metinin bu toplantının bir ürünü olması gerektiğin üzerinde duruldu. Öğrencinin kopya çekmeyi gayet normal bir şey olarak gördüğü dolayısıyla  bu yazılı metinle öğrencilerin dikkatinin bu konuya daha rahat çekilebileceğinden bahsedildi. Bununla ise yeni hedefin okula esas yeni gelen öğrenciler olması gerektiğinden bahsedildi. Okula daha ilk geldikleri anda eğer onlara bu konulardaki hassasiyet bir yazılı metin olarak sunulursa, bu konularda daha bilgili olacakları üzerinde duruldu.

Add/drop daki para ile ders kaydının teknik bir sorun olarak ele alınabileceği ve IT ile konuşulup çözülebilecek bir sorun olduğundan bahsedildi.

Kopya konusunun bir takım cezalara tabii olması gerektiği ve bu cezaların şu anda olduğundan daha ağır olması gerektiğinden bahsedildi. Mesela para ile ödev yapanların, yaptıranların, plagirism yapanların ve kopya çekenlerin cezasının okuldan atılmak gibi ağır bir cezası olması gerektiğinden bahsedildi.

Kopya, para ile add/dropp ve ödev yaptırma gibi konuları tamamen yenemeyeceğimiz ve bu yüzden bunu zamana yayarak daha verimli bir çalışmaya dönüştürmemiz gerektiğinden bahsedildi. Uzun soluklu bir çalışma olarak da bir klüp kurulabilir ve bu gibi sorunlar üzerine bu klube üye olan akademisyenler ve öğrenciler ile gidilebilir denildi. Bu sayede bu klüb bir kültürel gelişme olarak yansıtılır denildi. Her öğrenci klubü gibi bu klub de poster hazırlayabilir, konferans ve seminer verebilir, toplantılar yapabilir ve yayın çıkarabilir denildi.

Öğretim görevlilerinin kendi sitelerine ve derslerin sitelerine plagirism ve kopya ile ilgili tavırlarını yansıtmaları gerektiği ve öğrencilerinde bu sayede daha bilinçli olabileceğinden bahsedildi.

Öğrencilerden ödev yüklerinin fazla olduğu ve üzerlerinde not baskılarının olduğu konusunda bir savunma geldi ve bu gibi durumların kendilerini kopya çekmeye, plagirism yapamaya ve para ile ödev yaptırmaya ittiğinden bahsedildi. Bu bir savunma mekanizması olarak gösterildi öğrenciler tarafından.

Bir Akademik Discussion Form oluşturabilir ve orada bu konularla ilgili toplantılar yapılabilir denildi. Sorunlara üç aşamada bakılması fikri ortaya atıldı. Öncelikle tahlil sorunu, yani neden bu gibi şeyler oluyor sorusunun cevabının bulunması istendi. Daha sonra bunların neden yanlış olduğunun tartışılması ve son olarak ise, bir yöntemler bütününün oluşturulması istendi.

Aslında bu kopya çekmenin kime karşı bir zararının olduğunun anlaşılması gerektiği ve bunun öğrenciler anlatılması gerektiğinden bahsedildi. Öğrencinin kopya çekerek kendi arkadaşına zarar verdiğinden bahsedildi. Yeterli kanıt olmadığından para ile ödev yaptırmanın ortaya çıkarılamayacağından, kopya çekilmesinin önlenmesi içinde bir yere kadar bir şeyler yapılabileceğinden bahsedildi. Sonuç olarak esas öğrenciler bu yaptıklarının yanlış olduğunun anlatılması gereklidir  denildi. Öğrencilerin bu gibi olaylara göz yummaması gerektiğinden bahsedildi. Hatta dürüst olan öğrenci ödüllendirilsin denildi. 

Öğrenci Yorumları

•Sınavlarda ezbere dayalı sorular sorulduğu müddetçe, benim aklıma gelen ilk soru şu oluyor: bunları öğrenmemin benim ilerdeki iş hayatıma bir katkısı olmayacak, o yüzden, amacım sadece iyi bir not almak olduğundan, sınavlarda kopya çekiyorum. Mesela Hum 202 sınavında birçok eserin ait olduğu dönem ve eserin sahibinin adı soruluyor. Bunları ezberlemek yerine sözlüğün içerisine yazıp kopya çekmek, söylediğim nedenden dolayı, bana saçma gelmiyor.

•Bu okulun ödev yükü bence diğer bütün üniversitelere göre çok fazla. Bu ödevlerin hepsini yetiştirmek için yapmak istediğim birçok sosyal aktiviteden ödün vermem gerekiyor. Ben de bu gibi durumda, ödevi yapan başka bir arkadaştan çekmeyi yanlış bulmuyorum. Esas aklımdaki düşünce, o anı kurtarmak, yani, "ödevi bir şekilde teslim edeyim, sonra zaman bulduğumda oturur çalışırım".

•Yazdığımız İngilizce essay'ler istenilen kelime sayısı açısından ban çok uzun geliyor. İnternette konu ile ilgili araştırma yaptığım zaman bazen öyle siteler denk geliyor ki, benim yazdığım yazıda ihtiyacım olan yere tam oturuyor. Bu gibi durumlarda ben de o kısımları olduğu gibi almakta bir sakınca göremiyorum. Aldığım kısımlar bayağı uzun olduğu içinde referans vermek istemiyorum, çünkü bu gibi durumda hoca "essay'ın yarısını zaten sen yazmamışsın" diyerek notumu bayağı düşürür. Aslında yaptığım bir hata, ama n'apalım, bu şekilde bana yazdığım yazılar daha iyi olmuş gibi geliyor.

•Benim İngilizcem aslında pek yeterli değil, bu yüzden essay ödevlerinde internetten çok fazla copy/paste yapıyorum. Bu sayede yazımın İngilizce açısından kalitesi artmış oluyor. Daha güzel yapılarla, daha heybetli cümlelerle essay'imi yazıyorum. Bunun bana getirdiği ise, daha yüksek bir not.

•Birincisi param var, ikincisi dersten geçmem lazım. Bu ikisini güzel bir şekilde birleştirip, ödevleri başkalarına para karşılığında yaptırdığım çok oldu. Nedenini söyledim, dersten geçmem lazım!

•Valla ne yalan söyleyeyim kısa bir matematikle: Bu okulda yaz okuluna kalırsam, okula ve yurtlara vereceğim paradan daha azını ödeyerek, ödevi başkasına yaptırıyorum. Hem maddi yönden daha karlıyım, hem de, yazın o kadar zamanımı bu dağ başında geçirmek zorunda kalmıyorum. Aslında, yaz okulu fiyatını adam gibi bir düzeye çekseler, burada kalmayı da göz önüne alıp, derse sadece kendi çabamı veririm. Yani başkalarına ödev falan yaptırmam. Yaz okulu benim içim bir korku değil de, tersine, dönem içinde içimi rahatlatan bir kavram olur.

•Mesela söyle düşünelim, bazıları doğuştan zeki ve ödevleri fazla zaman harcamadan çok rahat yapabiliyorlar. Bazıları da doğuştan zengin ve ödevleri başkalarına yaptırıyorlar.

•Bu okulun ders kayıt sisteminde bir açık var ve bunu herkes kullanabilir. Yani dersi alıp, para karşılığında, o dersi almayı çok isteyen birine add/drop döneminde verebilirsin. Bunu yapmamın sebebi açık, kolay yoldan para kazanıyorsun. Yani böyle bir "imkan" varsa neden kullanmayım ki.

•Ne kadar irregular varsa hum 202 dersini almış zaten. Eğer sen o kadar irregular'a hum 202'yi açarsan, para ile add/drop yapılması kaçınılmaz bir şey.

•Başkalarına  para karşılığında ödev yapabilirim. Bu yolla kendime harçlık çıkarmış olurum. Bunu yapmakla özel ders vermek arasında ben bir fark görmüyorum. Bu okulda özel ders yasak değilse, bu da yasak olmamalı. Şöyle bir şey söylenebilir: özel derste öğrencilere bir şeyler öğretiliyor, ama ödevde onlara hiç bir şey kazandırılmıyor. Hazır bir ödev önlerine geliyor. Ben buna da katılmıyorum. Ben birine ödev yaparsam, yaptığım her şeyi bir şekilde onun anlaması için çalışıyorum. Kısacası ödev yaptırma önlenemez bir olay.

•Ödevleri yapmak zor geliyor ve üşeniyorum, aslında uğraşsam yapabilir miyim onu da bilmiyorum. Param var yaptırıyorum.

•Okulun sistemi bence aynı anda 100 kişiden fazla insanı alabilecek düzeyde, eğer herkese aynı anda kayıt imkanı verilirse hızlı olanlar istediği dersleri alırlar. Ayrıca, okul içi ve dışı ayrı sunucular üzerinden kayıt yapılıyor. Mesela ben İstanbullu değilim, ve sadece kayıt yaptırmak için ise İstanbul'a bir hafta önce gelemiyorum. Eğer almam gereken bir ders varsa da para ile almak zorunda kalıyorum.

•Derslere düzenli olarak giremediğimden sınavlara başkalarının notlarından çalışmak zorunda kalıyorum. İyi not tutan birisi olursa da ve para karşılığında bile satsa notlarını alıyorum. Amacım sınavlardan daha iyi bir not almak.

•Parayı bu kadar yücelten öğrenci mi, yönetim mi ? Kendinize bir sorsanıza... İnsanları bunlara yönelten para, para, para, paracı yönetim. Ama, tabii öğrenciye gücünüz yeter.

•Parayı veren düdüğü çalar. Bu kimin anlayışı ? Cevap = Sabancı Üniversitesi.

•Kabul, ben de istemem para karşılığı kopya, ama parayı yüceltenlerin bu okuldaki yönetim olduğunu neden göremiyorsunuz ? Anca öğrenciye gücünüz yeter. Yönetime karşı sus pus...

Türkçe